Friedrich Nietzsche, Tanri öldü diyen büyük bir yikici miydi, yoksa düsünceyi bir yasama pratigine dönüstüren, huzur bozan ve hayati bir sanat eseri gibi yasamaya davet eden bir can yolcusu mu
Ahmet Inam, kirk yili askin felsefi yolculugunda Nietzsche ile samimi ama elestirel bir hesaplasmaya giriyor. Bu kitap, kuru bir akademik incelemeden uzakta, Nietzscheyi Türkce bir düsünce ikliminde yeniden konusturmanin ve onunla diyalog kurmanin yollarini ariyor. Inam, Nietzschenin sarsici yöntemini bir ayna gibi kullanarak, bizi kendi kültürel özgül düsünce cekirdegimiz ile yüzlesmeye cagiriyor.
Nietzschenin Gönlü, sadece bir felsefe derlemesi degil; aciyi, catismayi ve riski göze alarak yasamaya evet deme cesaretini arayan bir kültürel otopsi ve bir dirilis cagrisidir. Bu daveti kabul edenler, kendilerini edilgin bir izleyici olmaktan cikarip, rahatsiz edici sorular soran aktif bir sorgulayiciya dönüseceklerdir.