Seraphine, ailesiyle birlikte zorlu bir yolculugun ardindan Fransa hükümetinin vaat ettigi Cezayir topraklarina varir. Kuracaklari tarim kolonisiyle daha iyi bir yasam hayalinin pesinden sürüklenen tüm yerlesimciler gibi o da bu cetin Afrika topraginda yoksulluk, hastalik ve ölümden baska bir sey bulamayacaktir.
Bir yandan koloniciler kendi topluluklarini olustururken diger yanda yasananlar, aldigi korkunc emirleri sorgusuz sualsiz yerine getiren isgalci bir Fransiz askerinin gözünden en acimasiz haliyle dile getirilir. Cezayire sözde medeniyet götürmekle görevlendirilmis askerlerin köyleri yagmalayip yaktigi, yerli halka zulmettigi bu sömürgeci savasta insanligin yavas yavas yitirilisine tanik oluruz.
Mathieu Belezi, bugün hala yüzlesilmeyen, tarihin sessiz kalan o anina, karanlik tarafa cekiyor okuru. Sömürgelestirmenin ardindaki o büyük yikimi, hem topraga hem de insanliga saldiran bir medeniyetin elestirisini rahatsiz edici gerceklerle aktararak sanata dönüstürüyor.
Kimse bana Cezayirin sömürgelestirilmesini bu sekilde anlatmamisti. SFrédéric Beigbeder
Muhtesem bir dille yazilmis müthis bir kitap. STahar Ben Jelloun