Bu kitap, en büyük nimetin ne oldugunu hatirlatarak basliyor. Bir bitki gibi özenle yetistirmenin, hedefi büyük tutarken degerleri muhafaza etmenin, sahih imanla salih ameli hayatin merkezine yerlestirmenin gerekliligini hatirlatiyor. Müslümanligin bir kimlikten öte bir fark, bir durus oldugunu; samimiyet, teslimiyet ve sebatla örülen bir hayatin nasil insa edilebilecegini, kimi zaman bir manifesto netliginde, kimi zaman genc bir kardese yazilmis icten bir nasihatle anlatiyor. Satir aralarinda; gafletle cehaletin nasil bir kayip oldugunu bildirirken, kalabaliklar icinde ayni dili konusabilmenin önemini ve görmek ile görebilmek arasindaki derin farki hissettiriyor.
Aileden cocuklara, iliskilerden toplumsal sorumluluga uzanan bu yolculukta; bosanmanin esigindeki bir kalbe yazilmis mektup, asil iliskilerin mümkünlügünü fisildiyor; Cocuklarimiz bizim mi sorusu vicdanlari yokluyor, emanet bilincini canlandiriyor. Zor zamanlarda kahraman olmanin, sesler kesildiginde vicdani konusturmanin, kalbinin sesine kulak vermenin önemine deginiyor. Ve olmazsa olmazimizin bir Allah oldugunu vurgulayarak en sonunda su samimi yakarisla sona eriyor
Birakma Elimizi