Agri Daginin gölgesinde bir sehir...
Rüzgarin sustugu anlarda bile konusan bir dag...
Ve susarak büyüyen acilar...
Ulasin bir gecede yarim kalan hayati, geride kalanlarin kaderini de degistirir. Mavi kapisi kirik bir barakada, her yagmur damlasi bir kaybi hatirlatir; her gec kalinan aksam, yeni bir korkuyu büyütür. Anne yüreginde dinmeyen evlat acisi, baba omuzlarinda tasinan görünmez yük, kardeslerin ice gömülen isyani...
Newroz ise iki dünyanin arasinda sikismistir Bir yanda ailesinin korkulariyla örülü güvenli ama dar cember, diger yanda özgürlük arayisiyla cagiran dagin sert ve yalin gercegi. Söylenemeyenler cogaldikca suskunluk derinlesir. Cünkü bazen konusmak, en büyük yarayi acmaktir.
SUSKU, bir ailenin yasini, bir gencin arayisini ve bir cografyanin kaderini anlatan carpici bir roman. Doga ile insan ruhu arasindaki güclü bagi, siirsel bir anlatimla örerken; okuyucuyu sessizligin icindeki cigligi duymaya davet ediyor.
Bazi acilar bagirmaz.
Bazi kayiplar hic gitmez.
Ve bazi suskunluklar, bir ömür sürer.