Yollar biz yürüdükce uzadi, uzadikca canavarlar cogaldi, cogaldikca korkularimiz hortladi, hortladikca caldi icimizden birkacini. Eksile eksile her adimda, döküle sacila serceler gibi yollara, biz hep yürüdük.
Bakis dedigimiz sey bazen bir yere varmaz, asili kalir. Hevesi Kirpigindede olan bu bir anin icinde durup kalmak, devam edememek, geri dönememek. Sanki hayat tam orada, gözle kirpik arasinda sikismis gibi. Okudukca fark ediliyor; bazi seyler gecmiyor, sadece yer degistiriyor.
Bir meydanda dagilan hayatlar, yollara düsen cocuklar, adi silinen insanlar Polat Özlüoglunun öykücülügünde belirginlesen damarin en yogun, en ciplak hallerinden birini sunuyor Hevesi Kirpiginde. Tanidik mekanlarda, tanidik anlarda ama tam ortasinda acilan kirilmalarla ilerliyor; olani anlatmaktan cok geride kalani izliyor, hafizanin kolayca kapatamadigi yerlerden konusuyor.