Kasim 1966da Ernesto Che Guevara ve birkac yoldasi, ülkedeki askeri diktatörlüge karsi bir gerilla hareketine önderlik etmek üzere Bolivyaya gitti. Bolivya Günlügü, Che ve yoldaslarinin gercekten cok cetin sartlar altinda verdikleri mücadeleyi, özgürlüge ya da bu ugurda ölene dek savasmak isteyen kendini adamis genclerden olusan bir gerilla grubunun hikayesini anlatiyor. Che Guevara, Boliya Günlügünü daglarda, CIA destekli Bolivya ordusuyla, aclik ve astimla savasarak yazdi. Ancak günlügü okurken, her seye ragmen, kendi acisina veya cektigi güclüklere degil, her zaman hedefe odaklandigini görüyoruz. Che, siyasi ve askeri olarak durumlarini sürekli yeni bastan degerlendiriyor ve bir sonraki hamleyi belirliyordu. Komutan Chenin artan zorluklar karsisindaki liderligi olaganüstü. Che, bir daha ne zaman yemek yiyeceklerini bilmeseler bile büyük resme, devrime ve uzun vadeli hedefe odaklanmaya devam ediyor. Günlügün kendisi, Cheyi hicbir ilave övgüye basvurmadan gercek bir devrimci lider olarak gözler önüne seriyor. Che ve yoldaslari, CIA ajanlari ve Amerikali uzmanlar tarafindan egitilen Bolivya ordusunun özel harp birlikleri tarafindan yarali olarak esir alindilar ve katledildiler. Kücük bir ajandaya, okunaksiz doktor yazisiyla yazilarak tutulan bu günlük o sirada Chenin üzerindeydi. CIA tarafindan sansürlenmek ve hatta imha edilmek istense de, fotograflari cekildi, kayit altina alindi. Günlügün kendisiyse yillarca Bolivya ordusu tarafindan bir kasada saklandi. Daha sonra fotokopileri Bolivya disina cikarildi ve ilk olarak Kübada, ve hemen ardindan tüm dünyada yayinlandi.