Ilhami Sahbaz, Yarayol siirlerinde yasamin icinden süzülen özlemleri yasanmisliklari, kavusmalari, ayriliklari; kisacasi hayata dair gördügü ne varsa, imgenin damitilmis diliyle yeniden kuruyor.
ahbaz, bu kitapta sözcüklerin cagrisim zenginligi ile okuru yakalayip sorgulamak icin bir yola davet ediyor.
airin actigi bu yol salt estetik bir ilerleme degil, ayni zamanda düzen karsisindaki itirazlarini yükseltmeden önceki uzun bir yolculuk da.
Okur bu zorlu yolculukta Nazimin gür sesini, Ahmed Arifin sicakligini hep yani basinda hissediyor. Bu sayede karanlikla yüzlesirken umudu elden hic birakmiyor. Yolun sonunda isik, direnisin neticesinde özgürlük vardir.
ahbaz, poetik arayisini politize ederken kuru bir söylemin didaktik ezberlerinden imgenin rihtimina yanasip uzaklasiyor.
Metinler ilerledikce yol aydinlaniyor. Imge yerini sorguya birakiyor. Ic catisma okuru zorlu bir yolda biraz duraklatsa da her dize bu noktada bir yol isaretine dönüsüyor. Sair yoluna devam ediyor, okur nereye yol aldigini satir aralarina serpistirilen cakil taslarindan takip ediyor. Yarayol da bireysel kirilmalar diyalektik bir sürecle kolektif bir deneyime dönüsürken, sair didaktik bir tutum yerine sözün gücüne güveniyor. Dizelerini bir makinenin dislisine cevirip carki ceviriyor. Cark döndükce isik yaniyor, safak söküyor, umut doguyor.
Imgesellik, felsefi bir sorguya dönüsünce baslayan yolculuk, direnisle beraber politik bir aydinlanma yasiyor. Dizeler hem estetik hem de etik bir eylem olarak konumlaniyor.
Ilhami Sahbazin bu ilk siir kitabi olan Yarayol dizelerin söyleyecek sözünün tükenmedigine dair umudu yükselten kararli bir ses.