Ayasli ile Kiracilari, Memduh Sevket Esendalin en bilinen romanlarindan biri olarak, Cumhuriyetin ilk yillarindaki Ankarayi ve bu yeni baskentin insan manzaralarini büyük bir ustalikla gözler önüne serer. Bürokratlarin, memurlarin, kücük cikar hesaplarinin, umutlarin ve hayal kirikliklarinin ic ice gectigi bir pansiyon katinda; farkli dünyalara ait insanlar yan yana yasamak zorundadir.
Ayasli Ibrahim Efendinin kiraya verdigi dairede yollari kesisen bu insanlar, aslinda yeni kurulan bir toplumun kücük birer aynasidir. Kimi gecmisin aliskanliklarini sürdürür, kimi yeni düzene ayak uydurmaya calisir, kimi büyük hayaller kurar, kimi gündelik hayatin kücük hesaplari icinde savrulur. Her kapinin arkasinda ayri bir hikaye, her yüzün ardinda ayri bir yalnizlik vardir. Ve bütün bu hikayeler, ayni cati altinda sessizce birbirine degerek akip gider. Esendal, bu karakterleri yargilamadan, abartiya kacmadan ve ince bir mizahla anlatir. Romanin gücü, büyük olaylardan degil; siradan insanlarin siradan görünen ama derinlikli hayatlarindan dogar.
Sade, dogal ve akici diliyle Ayasli ile Kiracilari, Türk romaninda gercekci anlatimin önemli örneklerinden biridir. Okuru, bir apartman katinin dar koridorlarinda dolastirirken, ayni zamanda insanin zaaflarina, beklentilerine ve toplumsal degisim karsisindaki haline dair güclü bir panorama sunar.