27 Agustos sabaha karsi O yorgun erler sanki o gün dügüne gider gibi yürümeye basladi. Her agizdan bir türkü, bir kahramanlik destani isitiliyordu. Kahraman Türk ordusu 26 Agustos 1922de fecirle beraber düsman siperine atlamis ve düsmani ininden cikartarak atmis ve arkasina düsmüstü. Yürüyen kol, sevincten kasirga gibi gidiyordu. Hasan Remzi Fertan Osmanli Devletinin son, Cumhuriyetin ise ilk yillari oldukca zorlu gecmis, cok kisa araliklarla girilen savaslar neredeyse kesintisiz devam etmistir. Taraflar arasindaki catisma alanlarindan kullanilan savas taktiklerine, mücadelenin seyrinden sonuclanma sekline kadar ayrintilara harp tarihlerinde genis yer verilmistir. Bu savasin öznesi konumunda olan insani ele alan müstakil calismalar ise neredeyse yok denecek kadar azdir. Azliginin kattigi kiymet bir yana, kaynaklardan yazilanlardan ziyade hayalleri, özlemleri, acilari ve zorluklariyla o günlerin yasanmisliklarini ortaya koyan bu eserler, okurlarina o günleri daha iyi anlayabilmek ve onlardan ders cikarabilmek adina önemli bilgiler sunmaktadir. Memuriyet hayatinin önemli bir kismi cephelerde gecen Hasan Remzi Bey, Trablusgarp Harbinden Cumhuriyetin ilan edilmesine kadarki savaslarda cepheyi, cephe gerisini ve esaretin zorluklarini bizzat yasamis biri olarak elinizdeki bu hatiratiyla tarihe not düsüyor. Tarih kitaplarina gecmemis anekdotlarla o günlere isik tutuyor. Dönemin atmosferini yansitan ifadelerin pesi sira o günlere gitmek, Cumhuriyetimizin kiymetini ve neden ona sahip cikilmasi gerektigini anlamak istiyorsaniz siz de bu yolculuga davetlisiniz.