Ilk olarak 1932 yilinda Aksam gazetesinde tefrika halinde yayimlanan Sümer Kizi, Iskender Fahrettin Sertellinin en nitelikli eserlerinden biri olarak dikkat cekiyor. Atatürkün önderliginde hazirlanan Türk Tarihinin Ana Hatlari adli kitaba istinat eden bu eser; Sümerler, Hititler gibi medeniyetlerin Türklerle akraba olduklari tezini savunmaktadir. Batililarin öne sürdügü barbar kavim iddialarina karsi bir cevap mahiyeti tasiyan Sümer Kizi, Atatürkün de takdirini kazanmistir.
Bir Sümer kizi olan Bilgenin etrafinda sekillenen bu tarih roman, savundugu tez bakimindan incelenmeye degerdir. Bilge son derece zeki, korkusuz ve yilmaz bir Türk ecesi olarak Sümerlerin basinda bulunmaktadir. Yigit tabiatiyla düsmanlara korku veren Bilgenin hayati, yazarin sürükleyici anlatimiyla birlikte okuyucuya keyifli bir dünya sunmaktadir.
Yazi hayatina pek cok eser sigdirmis olan Iskender Fahrettin Sertelli, akici ve güclü kalemiyle tarih bir serüven vadederken okuyucunun tarih bilgisini de derinlestirmeyi hedeflemektedir.
Ben Firatin sihirli suyunu ictim ve cocuklugumu onun yesil dizinde gecirdim. Gün oldu ki uzun yilanlarin gögsünde uyudum. Yaban ineklerinin memelerinden süt emdim. Ben korku bilmem ve beni hicbir zehir öldürmez